İnternet'de Turnet'i Aşmak !
Mustafa Akgül
akgul@bilkent.edu.tr
Internet World-TR, Agustos 1997


Türkiye İnternetinin 4 uzun yılı aşkın sancılı bir yaşamı oldu ve be sancılı yaşam devam ediyor. En başında Ulusal Sahiplenme ve Vizyon eksikliği yaşadık. Üniversitelerde bile Ulak-Net gibi ulusal boyutlu projeler daha yeni ortaya çıkıyor. 1994 Ekonomik krizi Internet'in gelişmesine ciddi bir engel oluşturdu. Henüz topluma tanıtılma aşamasında iken düzgün çalısan bir İnternetimiz olamadı. Bu olgu, bazı adacıklar dışında, hala geçerliliğini sürdürüyor. Bu bakımdan gelişme düzeyimiz açışindan erken, ama dünya açısından doğru zamanda ticarileşmeye başladık. O güne kadar, İntenet'in pek az farkına varan Türk Telekom (TT), çeşitli nedenlerle Tübitak-Odtü ekibiyle görüşmeleri kesip Turnet ihalesine karar verdi.

TT kendi Telefon tekelinin bir uzantısı olarak gördüğü İnternet hizmetini 3. sahıslara TT'nin izni olmadan telekom hizmeti satılamıyacağı bakış açısından kendi tekeli olarak gördü ve kendine en uygun gelen çözüm olarak da gelir paylaşımı esas alan ihaleye çıktı. Burada en ilginç nokta, kanımca, bir ulusal politika oluşturma, ulusal uzlaşma çabasının olmayışıdır. TT en başında ne kamu içinde DPT, Danıştay, TBMM gibi birimlere, ne üniversiteler ve araştırma kurumlarına (sadce Tübitak-Odtü ile eskiden bir görüşmesi vardı), ne özel sektöre ne de sivil toplum örgütlerine fikir sorma ihtiyacı hissetti.

Türk Telekom, Turnet ile bir Ulusal Omurga kurmak fikrine sahiplendi. Bu tür bir öneri Tübitak-Odtü tarafından masaya getirilmiştı. Bu doğru fikir, çok geç, oldukca cılız, pahalı, ve daha da önemlisi çalışmayan mekanizmalarla hayata geçirildi. Türk Telekom, bu ağı kendi kurabilir, ve işletmesinde yardım alabilirdi. Elinde kendi kazandığı oldukça yüklu bir kar olmasına rağmen, yatırım yapmasına izin verilmediği gerekçesiyle 1-2 milyonluk bir yatırım için gelir paylaşımlı ihaleye çıkıldı. Ihalede, ön eleyi geçen firmlar, açık artırma aşamasında, %40'la başlıyan TT'nin gelir payını %70'in üstüne çıkardılar. Türk Telekom, buna ek olarak, ağın ışletme sorumluluğunu aldı. O güne değin, kurumsal olarak, İnternet tecrübesi olmamasını hiç önemsemiyen TT, kendisine kurumsal danışmanlık yapacak bir anlaşmaya da girmek ihtiyacı hissetmedi. Bilindiği gibi ODTÜ'nün Turnet çalışmaya başlamadan, Turnet konsorsiyumundan ayrılması böyle bir ihtiyacı ortaya çıkartmıştı.

Türk Telekom, bir kamu kuruluşu olarak, fiyatların yüksekliği şikayetleri karşısında Servis sağlayıcılara ve kullanıcılara olan fiyatları bir miktar aşağı çekti. Yanlız dikkat edilmesi gereken nokta, Turnet'e olan maliyetlerin de aşağı çekilmesi açısından olaya hiç yaklaşmadı. TT'nin Turnet ile yaptığı sözleşmenin de işlevsel anlamda fazla bir anlamı olmadığı da hepimizin yaşayarak gördüğü bir gerçek oldu. Turnet sözleşmesinde iç ve dış hatların \%70 doluluk oranına erişince hat kapasitesin artırılacağı yazılıdır. Sözleşmeyi esas alarak, dıs hat kapasitenin 8-10 Megabit olacağı TT yöneticileri tarafından aylarca önce ilan edilmişti. Türk Telekom bir Anonim Şirket ama çalışanları hem devlet personel yasasına bağlılar; hem kamudan DPT, özelleştırme idaresi, maliye gibi karışanları fazla, hem de işletme tecrübeleri ve dolayısıyla ticari bakış acıları yok.

Turnet ağının sözleşmede belirtilen koşullarda çalısma sansının olmadığı defalarca ifade edildi. Çünkü gelirin \%70'i TT'ye verilip, bunun üzerine hat, insan gücü ve techizat giderlerinin karşılanma sansı yoktu. Bu gerçeği 2 yıl zaman kaybederek öğrendik.

Turnet'in tıkandığı belirgin hale geldigı günlerde TT, Turnet koşullarında yeni omurgalara izin vereceğini ilan etti. Bu TT'nin Turnet'deki tıkanıklığı aşma için arayışının yansıması olarak ortaya attığı bir fikirdi. Ama, bu ulusal omurga fikrine pek de uyumlu degildi. Zaten, Turnet'in ihaleden itibaren 1.5 yıllık ömründe yaptığı pek çok çelişkili kararı olmuştur. Alternatif omurga'da onlardan biridir. Taleb yeteri kadar büyümeden oluşturmaya çalışılacak yeni omurgalar fiyatları yukarı çekecektir. Düzgün çalışan ulusal omurga, hem ülkenin her tarafına hızlı erişim, hem de fiyatların kabul edilebilir düzeyde olmasına olanak verecektir. Bu basitçe ölçek ekonomisin bir sonucudur.

Türk Telekom, Turnet tıkanıklığı aşmak için şimdi de IXP/IEN (Internet Exchange Point, Internet Noktası) kavramını gündeme getirmiştir. Ortaya işlevsel tanımların olmadığı bir sözleşmeyle, dünyada eşi benzeri görülmeyen bir uygulama pesındedir. Türk Telekom ya Ulusal Omurga ve Turnet fikrinden vaz geçsin yada IXP kavramından. Türk Telekom meseleye daha uzun vadeli bakmayı ögrenmek zorundadır. Internet ne sadece Turk Telekom'a ne Servis Sağlayıcılara, nede tek basına Üniversite ve Kamuya bırakılamıyacak, tüm toplum olarak üzerinde uzlaşacağımız bir modeli hayata geçirmemiz gereken hayati bir konudur.

Şunu kabul etmek gerekir ki: Turnet bu modelle çalışmıyor ve çalışamaz. Türkiye İnterneti büyütmek isteyen tüm ilgili kişi ve kurumlar bir masa etrafında toplanıp bir çözüm bulabiliriz ve bulmalıyız.

Unutmayalım ki, İnternet Bilgi toplumu olarak adlandırdığımız yeni topluma giden yoldur; bu değişimi taşıyan, oluşmasına katkıda bulunan bir mekanizmalar topluluğudur. Bilim ve teknolojide gelişmenin olmazsa olmaz koşullarından biridir. Geleceğin toplumunu sağlıktan, eğitime, ticaretten, tanıtıma, kültür ve sanatıda içinde taşıyacak bir ortamdır. Kamunun temel fonkisyonlarını, hızlı verimli, güvenilir, ve insana saygılı yerine getirmenin yolu bilişim teknolojilerinden, dağıtık mekanizmalardan ve ağ teknolojilerinden; yani İnternet teknolojilerinden geçmektedir. Öte yandan bir iletişim ortamı ve elektronik yayın ortamı oluşu, toplumsal uzlaşma, fikir üretme, çözüm oluşturma, toplumsal denetim, saydamlık; yani katılımcı demokrasi konularında çok yeni ufuklar açmakta ve doğrudan demokrasiyi görülebilir bir ufka getirmektedir. İnternet yeni toplumun can damarını oluşturan iletişim, çalısma, ticaret, ve bilgi ana yollarıdır. Dünya ile bütünleşmek isteyen kuşaklarımıza bilgisayar ve internet kültürü vermek, onların dünya ile yarışabilmesi için yapmamız gereken bir zorunluluktur.

Bugün İnternet telefon, su , havagazı, elektrik gibi evrensel hizmet kavramı kapsamına giren çok temel bir hizmet haline gelmektedir. Öte yandan açıktır ki, İnternet toplumun geleceği için yapılacak çok önemli bir yatırımdır. Gelişmiş ABD'den, gelişmekte olan Malezya'ya bir yelpazede ülkeler Ulusal Planlar eşliğinde İnterneti geliştirme, tüm topluma yayma konusunda çok ciddi çabalar içindedirler. Bu nedenle bizim ülke olarak büyük düşünüp, toplumsal uzlaşma içinde önemli yatırımlar yapmamız gerekir.

Bu nedenle tüm kesimleri, Kamu, Üniversiteler, Özel Sektör ve Sivil Toplum Örgütlerini içeren örgütlenmelere gitmeliyiz. Bu örgütlenme, Internetle ilgili önemli kararları almalı ve ülke kapsamında koordinasyonu sağlamalıdır.

Türk Telekom ve Kamu İnternet'den para kazanmaktan vazgeçip İnternet'in gelişmesi için destek sağlamalıdır. Kısa vadeli k!arlaraı değil, uzun vadeli katma değeri, toplumda oluşacak değişimi göz önüne almalıyız. Nasıl turizme, ihracata d-uzenli bir şekilde teşvik sağladıysak, İnternet teknolojilerine de aynı şekilde destek sağlamalıyız. Türk Telekom, en az 5 yıllık bir dönem için İnternet'den para kazanmamayı taahhüt etmelidir. Burada kasıt, İnternet'le ilgili hizmetlerin fiyatlarının aşağı çekilmesidir. Türk Telekon yetkilileri de zaman zaman, İnternetden para kazanmak arzuları olmadığını, Türk toplumunun Bilgi toplumuna geçişine yardımcı olmak istediklerini beyan etmişlerdir. Bunun kalıcı bir politika haline gelmesi gerekir.

Turnet ve Ulak-Net'i ve oluşacak Kamu-Neti bir tek fiziki ağ içinde taşıyabiliriz. Teknoloji bugün buna izin vermektedir. Aslında düzgün çalışan ve kelimenin geniş anlamında ``üretim için kullanılan İnternet'' toplumun geleceğine bir yatırım oluğu için, bu ağlar arasında fazla hassas hesap/kitap tutmaya da gerek yok. Örneğin, turizm sektörü interneti kullarak Türkiye müşteri çekiyorsa ve devlet bunun maliyetini yükleniyorsa, bunda o kadar üzülecek bir şey yok.

Ulusal İnternet ağının fiilen işletilmesi profesyonel bir ekibe bırakılmalıdır. Bağımsız profesyonel ekip ağ için 365 gün 24 saat güvenilir hizmet garantisi verecektir; ve uzman kişileri çalıştırma olanağı verecektir. Bürokratik yapıların bir engel olmasını engelleyecektir.

Turnet'in işletilmesine kurumsal olarak sahip çıkmayı yukarıda bahsettiğimiz geniş katılımlı Koalisyon örgütüne bırakabilir. Burada akla gelen bir model, amacı ağı işletmek olan bir vakıf olabilir. Bu vakfın kontrolu söz konusu Koalisyon örgütünde olabilir ve bu vakfın geliri örneğin TT çalısanlarına bırakılabilir.

Üzerinde düşünülmesi gereken gereken bir diğer model geliştirilmiş Tübitak modelidir. Özerk, yatırım yapabilen, bürokratik kısıtlamalardan uzak, yetişmiş insan gücü istihdamında sıkıntı çekmeyen ve karar mekanizmalarında kamu, üniversite ve araştırma kurumları, özel sektör ve sivil toplum ve bilişim örgütlerinin olduğu bir kurum. Esnek, katılımcı mekanizmaları olan, k!ar amacı gütmeyen, tüm toplum kesimlerinin yararlarını gözeten bir kurum. Bunun çesıtli varyasyonları olarak, Ulusal Bilgisayar Ağları Merkezi, Ulusal Bilgisayar ve Ağ Merkezi, Türkiye Bilişim ve Internet Kurumu gibi isimler düşünülebiliriz.

Kuracağımız mekanizmalar, calışan bir Türkiye İnternetini güvenceye almalı ve fiyatları her boyutta aşağı çekmelidir. Bu mekanizmların -onemli bir görevi ülke kapsamında İnternet'le ilgili koordinsyonu sağlamak olmalıdır.

Özel sektörde diğer birimlerle birlikte çözüm oluşturma sürecinin bir ortağı olmalıdır. Özel sektör burada koalisyon örgutde ve vakifda bulunmalidır. Ağı işletmek için kolayca sermaye koyabilir. Özel sektörün rekabeti, esas olarak verilen servisin kalitesinde, ve Türkiye İnternetini büyütmekte olmalıdır. Sektörde firmalar arasında fırsat eşitliği sağlanması gözardı edilmemesi gereken önemli bir konudur.

Yukarıdaki öneriler, kisa vadeli yangın söndürmye yöneliktir. Ülke olarak başlamıs olaan Ulusal Enformasyon Master Planı ve Bilişim Stratejileri Projelerini, katilımcı mekanizmalarla geliştirip, partiler üstü bir anlayısla , kısa, orta ve uzun vadeli planlar oluşturup, gerekli yatırımları yapıp, hayata geçirmeliyiz.

Gelin Türkiye İnternetini Beraberce Büyütelim !