Mustafa Akgül
Türkiye İnterneti 5 yılını doldurdu. 5 yıl oldukça uzun bir süre. Elbirliğiyle, Türkiye Internetini bir noktaya getirdik. O noktayı, ve hangi noktada olmamız gerektiğini, ve bunun nedenlerini, bu durumu değiştirmek için ne yapılması gerektiğini, bizler bireyler ve kurumlar olarak neleri yaptık, neler yapabiliriz sorularını serinkanlılıkla kendimize sormamız gerekir. Sanal düşmanlar yaratmaktan vazgeçip, cuvaldızı başta kendimize batırmaktan çekinmememiz gerekir.
Internet tüm dünyayı sarsmakta olan bir değişimin habercisi, taşıyıcısı ve gerçekleştiricisidir. Bu değişim bizi Bilişim Toplumuna götürmektedir, ve gücünü bilgisayar, telekomunikasyon ve bilgi teknolojilerindeki gelişmelerden almaktadır. Yaşamın tüm boyutları: araştırma geliştirmeden üretime, eğitimden sağlığa, şirket yönetiminden devlet yönetimine; tanıtımdan ticarete, çalışmadan eğitime, sanatdan politikaya her şey değişecektir. Bilişim toplumu için Interneti geliştirmek, geniş kitlelere yaymak ve kullanmak zorundayız.
Internet üzerinde 30 milyon kayıtlı bilgisayar, 200-280 milyon insan, 2 milyonu aşkın Web, 30 bin haber grubu, 90 bin posta listesi, 25 bin IRC kanalı var. Türkiye'de ise 35-40 bin bilgisayar, 200+ bin insan, 4000+ da web; 600 civarinda liste, 100 civarında haber grubu 25-50 kadar da IRC kanalı var. ABD'de .com altında 560K, bizde 5600 firma var. .net'de ABD/dunyada 32K, bizde ise 100- firma; .org altında ABD'de 46K, bizde ise 300 kurum var.. ABD'de devlet okullarının yüzde 82'si İnternete sınıflarına kadar bağlı, bizde henüz hiç bir devlet okulu kurumsal olarak bağlı değil; toplam İnternete bağlı K12 sayısı ise 50'den az. Bin kişiye düsen İnternete bağlı bilgisayar sayısına bakıldığında: Türkiye 0.4, Ispanya'da 3.36, Yunanistanda 2.7, Singapurda 23, Malezyda 2.1, Danimarkada ise 40 olduğu görülür. 1997'de yayınlanan, 1996 verilerine göre, Enformasyon Toplumu indeksinde, dünya ekonomisin \%97'sini üreten 55 ülke arasında Ürdün ve Ekvator'la birlikte 46-47-48'ciliği paylaştık.
Türkiye Interneti 5 sancılı yıl geçirdi. Koordinasyonsuzluk, sahipsizlik, alt yapı sorunları ağır bastı. Halen alt yapı da ciddi sorunlar var. Tabir caizce, kiralık hatlarda, yerelde, 822'li hatlarda, ISDN ve dış hatlarda ``yangın'' var. Web'lerin pek çoğu ``broşür'' mantığıyla hazırlanmış durumda. Kullanıcıların pek çoğu, Türkiye Internetinden bi haber. Türkiyede az da olsa var olan içeriği Türk kullanıcısını haberdar edemiyoruz. İnterneti etkin kullanmak için aramızda işbirliği yapamıyoruz. Pek çok kurumumuz için İnternet bir iletişim, çalışma ve ticaret ortamı değil, bir statü sembolü. Bazılarımız, Türkiye İnternetini ABD'de büyütme peşinde. İnterneti kullanmıyoruz! Bu içler acısı durumun tek suçlusu olarak TT'yi görmek ise topu taça atmaktır.
Eksikleriyle de olsa çalışan bir akademik ağımız var, ama üniversitelerimizin çoğunda ağ altyapısı ve yeterli bilgisayar yok. Milli Eğitim Bakanlığımız büyük projeleri hayata geçirme çabasında, ama Internet tecrübesi çok sınırlı. KOBİ'ler için henüz ciddi bir projemiz yok. Üniversite dışı, Internete bağlı okul sayımız 50'nin altında. Kamu'da her büyük kuruluş kendi bağımsız ağını kurma çabasında, bir kac adacık dışında kamu'da ciddi bir İnternet kullanımı ve içerik yok. Ülke olarak Internet insan gücü açığımız had safhada; her hangi bir planlama ufukta gözükmüyor. Ne Internete Ulusal bir bakış açımız, ne bir stratejik planımız, ne de kısa, orta ve uzun vadeli eylem planlarımız var.
Kısaca Internetin dışında değiliz ama gelişmeleri takipde zorlanıyoruz. Treni henüz kaçırmadık ama, ama farkı kapatamıyoruz.
Madalyonun öteki tarafına gelince, çilekeş, meraklı ve sabırlı bir kullanıcı kesimi var. Meraklı gençlerimiz var, bu işe para yatıran servis sağlayıcılarımız, içerik sağlayıcılarımız var. Ulusal bakış açısını oluşumunu katkıda bulunacak enformasyon ana planı çalışmaları devam ediyor. Internet konusunda, ilgili herkesi bir araya getirip, dialog ve hoş görü ortamında, ortak çözümler peşinde koşan, yangını söndürmek konusunda adımlar atan Internet Üst Kurulu var; Internetin önünü açmaya çalışan Ulaştırma Bakanlığımız var.
Kamu'yu bilgi teknolojileri ışığında yeniden yapılandırmaya yönelik Başbakanlığın projesi var. Kamu Net' kurmayı ve kamu bilişimin önünü açmaya çalışan Kamu-Net üst kurulu; tüm Türkiye'ye hizmet vermek isteyen TTNET projemiz var. Internetin Türkiye için hayati önemini kavrayan gönüllüler var. İnternet'e sahip çıkan Cumhurbaşkanımız var. Toplumumuzun çağdaşlaşma arzusu var.
İnternet kamuoyu olarak, Türkiye İnternetinin tüm sorunlarına, kısa vadeden, orta ve uzun vadeye; bilgisayarlaşmadan, kamunete, yasal sorunlardan, DNS yapılanmasına, insan güçü planmasından, servis kalitesine kadar geniş bir yelpazede; kendi kısa vadeli çıkarlarımızın ötesinde, uzun vadeli bakış açısıyla ortak aklımızı oluşturmaya çalışalım.
Türkiye İnternetinin kısa vadeli, acil hedeflerin başında Turnet'de boşanma gelmektedir. Bunun hızlı ve adil bir şekilde gerçekleşmesi Türkiye İnternetinin gelişmesi için çok önemlidir. Konu İnternet üst kurulunda konuşuldu, ve kurul Bakanlıktan bu işin hızlanmasına yardımcı olmasını istedi. Bu boşanma, dış hatlar ve diğer pek çok konuda TT'ye kamu oyundan gelen isteklere olumlu yaklaşma sansı verecektir.
Dış hat kapasitesinin artırılması ``yangın''i söndürmek kapsamında yapılması gerekenler arasında aciliyetini koruyor. Bunu TT'nin News sunucusunu yeniden kurması, ve TT'nin proxy'lerinin devreye girmesi takip eder. 822'li hatlar için planlanan yeni santral projesinin hızlanması gerekir. Data devreleri, ISDN, Frame Relay, yerel hatlardaki yatırım ve kurulumları hızlanmalıdır. Tüm Türkiye'ye hızmet etmek isteyen, gelişmiş ilçelere kadar 2 Mbit'lik hat götürmeyi hedefleyen TTNet projesi olumlu bir adımdır. TT'nin Evrensel servis garantisinden vazgeçmeden, Bakanlıkça açıklanan TT'nin ISS'lere rakip olmıyacağı deklarasyonunu operasyonel haline getirmesi gerekir. Türkiye İnternetini TT ile ISS'lerin çekişmesinin ötesine götürmeliyiz. TTNet konusunda endişesi olanların, eleştirisi olanların görüşlerini kamu oyuna açıklamalarını veya üst kurula iletmelerini bekliyoruz.
TTnet'in işletilmesinin profesyonel bir ekip tarafından yapılması gerekir. Ağın işletilmesi ve yönetiminde özel sektör ve sivil toplum örgütlerinin söz sahibi olduğu bir model taslak raporda önerilmiştir. Tüm Türkiye İnternetini taşıyacak bir Ulusal ağ konusunu ciddi olarak ilgili herkesin düşünmesi gerekir. Böyle bir ağ, profesyonelce işletilebilecek, bilimsel ilkelere göre tasarlanabilecek, ilgili taraflarca ortak yönetilecek, ve ortaya çıkacak ölçek ekonomisinden hepimiz yararlanabileceğiz.
Türkiye İnternetinin sağlıklı ve düzgün çalışması için pek çok konuda koordinasyonun sağlanması ve ortak politikalar geliştirilmesi gerekir. Kurul taslak raporunda bunların başlıcaları belirtilmiştir. Hukukculardan, ticaret odalarına, kullanıcı örgütlerinden, meslek örgütlerine tüm ilgililerin katkılarını bekliyoruz. Oluşacak bir konsensüsü devlet yönetimine kabul ettirme şansımız yüksek.
Bu önerilerin hayata geçmesinde İnternet Üst Kurulu bir diyalog, cözüm üretme ve katalizör ortamı olabilir. Bu ilgili herkesin, taşın altına elini koyarak, eleştiri ve önerilerini ortaya koyarak, üst kurula ileterek, ve sürekli olarak takibiyle oluşabilir. İnternet üst kurulu katılımcı, saydam bir mekanizmadır. Eleştirilere açıktır. Ama eleştirilerin insaflı, ve üzüm yemeye yönelik olmasınıda beklemek hakkımızdır sanırım.
Ülke olarak İnternete yatırım yapmak zorundayız. İnternete yatırım Türk toplumun geleceğine yatırımdır. İnternet servisleri, yol, su, elektrik, telefon servisleri gibi temel servistir. Internete ve bilgiye erişim, Sayın Ulaştırma Bakanımızın defalarca yinelediği gibi sübvansiye edilmelidir. Kamu, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum örgütleri olarak, katılımcı ve saydam mekanizmalarla, ortak aklımızı temsil eden ulusal stratejiler tespit edip, buna eylem planlarına aktarıp, el birliği ile hayata geçirmek zorundayız. Çağdaş dünyanın parçası olmak isteyen Türkiyenin başka seçeneği yoktur.
İnternet hepimizindir.
Gelin saydam, katılımcı
mekanizmalarla İnternetin sorunlarını çözelim.
Gelin İnterneti Kullarak Büyütelim.