İkibin yılı bilgisayar sistemlerinde eskiden kalan yazılım ve donanım alışkanlıklarını ciddi bir şekilde sorgulamakta ve mevcut sistemlere gözardı edilemiyecek sorunlar ve riskler sunmaktadır. Çok geniş bir yelpaze de pek cok yazılım ve donanımın, üretimden, komünikasyona, finanstan, ulaşıma, savunmadan , sosyal güvenliğe, her sektörde beklenen davranışından çok farklı davranabilecektir. Gerekli tedbirler alınmazsa meydana gelebilecek etkiler konusunda çok çeşitli senaryolar üretilmektedir. Bazı firmalar sorunu çözmek için yeni donanım önermekte, bazıları işletım sistemini güncellemekte, ve bazı firmalar da bu sorunu çözmek için araçlar ve metodolojiler geliştirmiş durumda. Danışmanlık hizmeti vermek için bazı kişi ve firmalarda hazırda beklemektedir. Problemin önemi ve taşidığı riskler konusunda bazı yöneticiler, bilişim örgütleri ve danışman ve üretici kişi/firmalar dikkati çekmeye çalışmaktadır. Ama, sorunun çözümü konusunda pek çoğumuz topu başkasına atmakta, kimse elini taşın altına koymak istememektedir. Yapılması gereken Bilişim örgütlerinin öncülüğünde, toplumu bilgilendirecek, kurslar, seminerler verecek, döküman üretecek, danışmanlık hizmeti verecek bir örgütlenmeye gitmektir.
İkibin yılı sorununun kökü bilgisayar hafızanın az ve pahalı olduğü günlere dayanmaktadır. Yer kazanmak için yılın ilk iki rakamı kullanılmıyordu. Bu mantık bilgisayarla ilgili pek çok yazılım, `firmware' vs de kullanılmıştır. Buna kısa vadeli düşünerek, yapılan bazı cambazlıkları, örneğin artık yıl hesabının yapılmasını katabiliriz. İkibin yılında bu algoritmalar doğruluğunu yitirmekte ve ortaya beklenmiyen pek çok durum çikabilmektedir. Ortaya ne çıkacağı programı yazanların işlerini nekadar ciddiye aldıklarına bağlıdır.
Ama, sorun sadece uygulama yazılımlarına ve yazılımlara ait değildir. Aksi ispatlanmadıkça, her işletim sistemi, her program, ve içinde işlemci (`processor') olan her araç işini yapamıyabilir.
Özellikle eskiden kalma yazılımı olan ve `ana çatı' bilgisayarları bulunduranlar bu tehlikeye ciddi olarak maruzlar. Her kurumun elindeki donanım ve yazılımı sistematik bir şekilde deneyden geçirmesi gerekir. Deneyden geçirme de bilimsel ilkelere göre yapılmalıdır. Bu konuda geliştirilmiş metodolojiler, yazılımlar ve uzmanlaşmış firmalar var.
Kaynak kodu olmıyan programları çalıştıranlar, iyi dokümante edilmemiş programları olanların işleri daha zor. Ama bu sadece, o kurumların sorunu değil, hepimizin sorunu. Sonuçlar hepimizi etkiliyecektir.
Türkiye 1 yılı aşkın bir süredir `2000 yılı sorunu' ile tanışık. Önceleri sorunun önemi ve bazı uzman gruplar için fırsat olduğu vurgulandı. Bu yılın başında Parlamento'da bir soru önergesine konu oldu. Bunun sonucunda bir başbakanlık genelgesi yayınlandı. Sorunun önemini anlatan ve kurumlara sorumluluklarını anlatan bir dokümandı. Ama, ne başbakanlık, ne Tübitak ne de bir başka kurum, elini taşın altına koyup, önderlik görevini üstlenmedi. Sivil toplum örgütleri de sorunun önemine dikkat çekmekle yetindiler.
Uzmanlıkla, danışmanlık cizgisini ayırmkata zorlanan bazı arkadaşlarımız, konunun önemini anlatırken, felaket senaryolarını kullanmayı tercih ettiler. Türkiye'nin en önemli sorunu olduğunu, sorun çözülmezse, borsanın batacağını, önemli büyük bankaların batacağı gibi iddialarda bulundular. Toplam yıllık bilişim yatırımın 2 milyar $ olduğu Türkiye için bu sorunun çözümü için 24 milyar $ gerektiğini Gartner rapora dayanarak söylendi. Karşımıza harcanak bu parayı yönetecek bir danısman olarak da çikan bu arkadaşa ben ve arkadaşlarımız karşı çıktık. TBD'ye bilişim örgütlerine öncülük ederek, 2000 yılı için bir uzmanlık merkezi kurulması, ve web'i de içeren yardım mekanizmaları kurulması önerisini götürdük.
Açık Sistem 98'de yapılan panel arkasında benzeri bir öneriyi çözüm üreticisi firmalara götürdüm.
En son olarak da benzeri bir öneriyi TOBB'un Bilişim Sektör kuruluna yaptım. Hala tartışılıyor.
Danışma Merkezi Önerisi
Öneri, tüm Türkiye'ye hizmet edecek 2000 yılı sorununda uzmanlık ve danışma merkezinin kurulmasıdır. Bu merkez, Türkçe anlaşılabilir dökümanlar üretecek, seminerler, kurslar, konferanslar verecek, bir danışma merkezi olarak çalışacaktır. İnternet dahil tüm teknolojileri paralel olarak kullanacak bir yapıda olmalıdır. Merkezde, sekreterya ve teknisyenlerin dışında en az 3-4 tane uzman çalışmalıdır.
Merkezin finansında Bilişim örgütleri önü çekmeli, ama Kamu ve özel sektörden de katkı almalıdır. Tobb, başbakanlık, TUSIAD, ve Tubisad kanalıyla üretici firmalar katkıda bulunmalıdır.
Bu merkez, danısmanlığın yanında, kurumların 2000 yılına uyumluluğunun sertifikasyon merkezi olmalı, ve uymayan kurumları da kamu oyunda lanse etmeye hazır olmalıdır. Çeşıtli mekanizmalarla, kurumların 2000 yılı uyumsuzluklarını tespit etmeye çalışmalı, ve vatandaş haklarını korumak için dava açabilmelidir.
Toplumun karşısına hizmet/donanım/yazılım satıcısı olarak çıkmak ve 2000 yılı için yatırım yapmak gerektiğini söylemek hem rahatsız edici, hem inandırıcılığı daha az bir konumdur. Ama, sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde, Üniversite ve kamu desteğiyle, bir koalisyon örgütü olarak çıkmak hem etkin, hem de inandırıcı olacaktır
Bilişim örgütlerini ve ilgili herkesi böyle bir işbirliğine cağırıyorum. Biz Açik Sistem Kullanıcıları Derneği - TRUUG olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız.
Bu bağlamda 2000 sorunu çozümüne katkı için http://y2000.bilkent.edu.tr/ webi açılmıştır. Web Türkiye dışına kapalıdır. Erişimde sorun yaşarsanız bize haber verin.
Konuya ilgi duyanların haberleşmesi için de y2000@bilkent.edu.tr listesi açılmıştır. Listeye üye olmak için listeci@bilkent.edu.tr adresine mesajin gövdesinde sub y2000 ISIM SOYISIM satırını göndermek gerekir. listeciye giden mesajda MIME/HTML ve Türkçe aksan bulunmamalıdır. y2000@bilkent.edu.tr adresine atılacak mesajlar tüm üyelere dağılacaktır, ve Türkçe karakterleri içerebilir.
Ikibin sorunun çözüm süreci bizlerin ne kadar `sivil' ve `katılımcı' olduğumuzu, elimizi taşın altına ne kadar koyduğumuzu da gösterecektir.