Etik ve Yöntem açısından BMD'nin DNS Bildirisinin bir eleştirisi

Mustafa Akgül

akgul@bilkent.edu.tr

Bilişim Muhabirleri Derneği 17 mayısta webine DNS konusunda bir bildiri ekledi. Daha sonra Bilişim basınında esas olarak tam metin yayınlanan bu metinde etik ve yöntem açısından eleştirilecek pek çok nokta dikkatimi çekti. Konuştuğum bilişim muhabirlerinin eleştirıde belirtiğim pek çok noktanın farkında olmadığını gördüm. BMD üyelerinin bizimde Türkiye İnternetine bir katkımız olsun diye düşündüğüne inancım tam. Bu nedenle, Türkiye İnternetini daha iyi bir noktaya getirmek için ortak aklımızı oluşturmaya katkı ve sorunlarımızı hoş görü ve diyalog içinde çözüm aramak umuduyla bu farklı görüşü kaleme alıyor ve bir önceki metni yayınlıyan arkadaşlarımızın da bu metin tamamını yayınlamalarını bekliyorum. Bu iyiniyetin ve çözüm arayışının ispatı olacaktır.

  1. Bildiri metni bir haber üslübuyla yazılmıştır. Web'te yayınlanan metni okuyunca gözlerime inanamadım. Ben bir gazeteci olsam ve biri bana haber üslubuyla bir metin getirse, bunu kişiliğime bir hakaret kabul ederdim. Dergilerde çıkan "haber"lerin altında imza yoktu. Şayet, hepimiz aynı metni basalım diye düşünüldüyse; bunun doğru biçimi, bildirinin doğru dürüst, "Biz BMD olarak şöyle düşünüyoruz ..." tarzı birinci elden yazılması ve dergilerin "BMD Bildirisi" başlığıyla yayınlamasıydı. Bu en azından reklamı haber olarak yazmak kadar yanıltıcı ve meslek etiğine aykırı bir davranış olduğunu düşünüyorum.

  2. BMD bir muhabirler derneğidir. Muhabirin genelde basının asli görevide gerçekleri tüm boyutlarıyla okuyuca oluşturmak ve okuyucunun sağlıklı karar vermesi için ortam oluşturmaktır. Muhabirin tarafsız olması, kendi görüş ve tercihlerini hiç bir şekilde yansıtmaması esastır. Halbuki, DNS bildirisiyle, BMD taraf olmuştur . DNS yönetimine karşı, esas olarak Sayın Yurtsan Atakan ve Ertan Atay'ın sürdürdüğü ve kişisel bir kavga haline getirdiği tartışmada, basitce taraflardan birini tutmuş ve diğerine ne diyorsun diye sorma gereği bile duymamıştır. Bu konuda bir bildiriyi İnternet Teknolojileri Derneği, Bilişim Derneği vs yayınlayabilir, ama tarafsız kalmak endişesiyle BMD yayınlıyamaz. Muhabirler konunun çeşitli boyutlarını gündeme getirirler, yapılan yanlışları belgelerler, politikaların oluşması için ortamı hazırlarlar ama muhabir kimliğiyle taraf tutamazlar, tercihlerini belirtemezler. Köşe yazılarında, İmzalı editoryal yazılarda taraf tutabilir, tercih belirtebilir, haberde ve muhabir kimiğiyle yapılanlarda tarafsız olmak zorundalar. BMD muhabirlerin bir örgütüdür; BMD'nin tavrı muhabirlerin tavrıdır. Bunun yanlışlığını görmek için biraz geliştirelim, tartışmalı konularda bildiri yayınlarsa ne olur? Muhabir kimiliğini tamamen yitirir. Aynı şekilde parlamento muhabirleri, parlamentonun çalışma ilkeleri ve konuları hakkında, ekonomi muhabirleri enflasyon politikaları, sağlık muhabirleri sağlık, spor muhabirleri spor politikaları hakkında bildiri yayınlamaya başlarsa ne olur? Her yurttaşin ve her sivil toplumun ülkenin her konusu hakkında görüş bildirmeye ve bildiri yayınlamaya hakkı vardır. Ama, muhabirler, kamuoyunu etkilemekten, onun özgürce oluşmasını engellememek için çok dikkatli olmak zorundadır. Basın'ın yansızlığına süphe düşmemesi gerekir. BMD'nın DNS konusunda bildiri yayınlaması bu bağlamda yanlış ve amacı aşan bir eylem olmuştur. BMD bu konuda bir şey yapmak istiyorsa idi, bildiri yayınlmadan önce, niye konunun taraflarını bir açık oturumda bir araya getirmedi ? Niye, TİSSAD, TBD, TBV, INETD, TUBISAD, TOBB, Ticaret odaları, TUSİAD'ın görüşünü öğrenip yayınlamadı? Niye, düzgün bir anket yapıp, firmaların, ODTÜ'den alan adı alanların tecrübelerini ve isteklerini ortaya koymadı? BMD niye katalizör olmaya çalışmadı?

  3. DNS bildirisi pek çok maddi hata içermekte ve olayları ve gerçekleri eksik aktarmaktadır.
    • a) Dünyanın her yerinde "ilk başvuran alır" uygulanmamaktadır. Domainmames.com'un yazdığına göre 50 kadar ülkede bir tür kısıtlama vardır. İngiltere dışında hemen tüm gelişmiş ülkelerde kısıtlama vardır. Kanada'da firmalar sadece bir alan adı alabilirler ve bunun için trademark gerekir. Norveç'te kişiler ancak .priv.no altında (nom.tr benzerı) alan adı alabilmektedir. İrlanda'da ancak yurttaşlar alan adı alabilmektedir.
    • b) Türkiye'de uygulanan kurallar 1997 yılında dns-tr@metu.edu.tr listesinde tartışılmış ve web üzerinden oylanarak kabul edilmiştir. Daha sonra inet-tr'97 ve inet-tr'98 konferanslarında tartışılmıştır. Söz konusu kurallar, Türkiye İnternet kamuoyu tarafından esas olarak benimsenmiştir. Tabii ki, farklı düşünenler olmuştur; Sayın Atakan ve Atay bunların önde gelenleri arasındadır.
    • c) DNS yönetiminin "yasama, yürütme, yargı" yı bünyesinde barındırdığı sıksık ileri sürülmüş, ama bu konularda katılımcı mekanizmalar kurmak isteyen İnternet Üst Kurulu DNS Çalışma grubunun taslak çalışma ilkeleri DNS-TR listesinde yayınlanmasına rağmen, bu çalışma grubunun İnternet kamuoyunun görüşlerini öğrenme ve gözönüne alma isteği BMD bildirisinde gözardı edilmiştir.
    • d) İxir.net, e-kolay.net gibi adreslerin ODTÜ'nün katı kurallarının bir göstergesi olduğu söylenmiştir. Halbuki ixir.net.tr, ixir.com.tr,e-kolay.net.tr, stargazete.com.tr, superonline.com.tr adresleri vardır ve sahiplerince .TR'siz olanları tercih edillmektedir. "jenerik" denilen alan adlarının verilmediği doğrudur.

  4. Bildiri sonuç kısmında çelişkili fikirleri içererek ilginç bir koalisyonu sergilemektedir. Bir yandan, yasal düzenleme yapılana kadar (ne zaman?), hiç bir kısıtlama yapılmadan her isteyene istediği alan adının verilmesini önermekte, öte yandan bu süreçte "bağımsız bir geçici kurulun denetleme ve sorunları çözmesi de bir model olabilir" denilmektedir. Gene aynı bildiri de İnternet vakfı ve Üst Kurul DNS Çalışma kurulu için "ODTÜ DNS Kurulunun kalkanı olacağı" öngörüsünde bulunuluyor. Henüz vakıf senedi bile taslak olarak yayınlanmış bir vakıf ve çalışma ilkeleri konusunda bir satır eleştiri yazmadığınız bir Üst kurul Çalışma grubu hakkında bu öngörüde bulananları tebrik etmek gerekir. Bunun muhabirlikle, yani olanları tarafsızlıkla haber vermekle bir ilgisi olamaz, olsa olsa falcılıkla bir ilgisi olabilir. Önerilen "bağımsız geçici kurul" ile İnternet Üst Kurulu DNS çalışma kurulu arasındaki ilişki incelemeye değer.

  5. Dileğimiz, Türkiyenin egosentrik tartışmaları geride bırakıp, ortak akıl üretme sürecine girmesidir. Israrla saydam ve katılımcı mekanizmaları savunuyoruz. Her şeyi bildiğimiz iddiasında değiliz ve illada bizim dediğimiz olacak diye tepinmiyoruz. İnternet Üst Kurulu çalışma grubu yoluyla, DNS kurallarını Türkiye İnternet kamuoyunun belirlemesinin yollarını arıyoruz. İşlemlerlerle ilgili performans krıterleri tespit edip, onları ölçerek servis kalitesinde sürekli izleyerek olabildiğince iyileşmesini sağlamak istiyoruz. Uyuşmazlıklar için bir hakemlik mekanizması kurmaya çalışıyoruz.

  6. DNS sorunu Türkiye İnternetinin birinci derece sorunu değildir kanımca. Ülkenin bu konularda partiler üstü ulusal stratejisi yok henüz. Ulusal boyutta örgütlenmeyi henüz yeni yeni tartışmaya başlıyoruz. Ortada takvime bağlı bir hedefleri olan bir ulusal eylem planımız yok. Kamu, K12'ler ve KOBİ'lerde sınıfta kalmış durumdayız. İnsan gücü açığı had safhada ve ortada meseleye sahiplenen hiç kimse yok. Ülkenin en büyük partisi İnternetin dışında ve en büyük bakanlığın yerel ağı İnternete bağlı değil. Önemliyle önemsizi ayırdedip, önemli sorunların üzerine el birliğiyle, hoş görü ve diyalog arayışıyla gitmemiz gerekir. Türkiye İnternetini büyütmek isteyen herkese elimizi uzatıyor ve işbirliğine çagırıyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki:
    İnternet Yaşamdır

    Bazı URL'ler
    Internet ust Kuurlu - http://kurul.ubak.gov.tr
    DNS-TR atrtsima loglarinin bir kismi -- http://akgul.bilkent.edu.tr/listeler/dns-tr/