Türkiye'de Alan Adı Problemi: Bir Sağırlar Diyaloğu mu?

Mustafa Akgül

akgul@bilkent.edu.tr


IT-Business, Sayi 7, 18-24 Ekim 1999, Sayfa 36.

Internet'de bilgisayarların sayisal adresi (139.179.20.111) ile sembolik adı (akgul.bilkent.edu.tr) arasındaki ilişkiyi kuran sisteme Alan Adı Sistemi (DNS, Domain Name System) diyoruz. Alan adı hiyararşik bir yapı içinde kurumsal yapı ve örgütlenmeyi yansıtır. Aynı zamanda kurumun tescilli adını, markasını, kurumsal kimliğını de taşır. Kısa, akılda tutulması kolay, ve kurumla ilintili olması, onu çagrıştirması tercih edilir. Kurumun adı, logosu ve sloganı gibi önemlidir.

İntenret deneysel olarak başladı, iyi niyet ve uyumlu çalışabilmek ilke ve macaıyla kuruldu, çalıs=ti ve büyüdü. Türkiye'nin İnternete girme süreci 1992 yılında ODTÜ-Tubitak'in bir DPT projesi ile başlamış ve 1993 Nisan'ınd ajhayata geçmıştır. Bu sürecin ilk adımları arasında .TR alan adı yönetim yetkisi ABD'de USC'de yerlesen Information Sciences Institute içindeki IANA'dan alınmıştır.

1993'den 1995'e kadar İnternet önce Üniveristelerde, sonra kamu ve özel s ektörde çok kışıtli olarak tanışılmış ve ögrenmeye başlanılmıştır. Esas'ta basın ve özel sektör İnternetin pek farkında olmamıştır. 1995'te dünyada İnternet patlamış, TT İnternetle ilgilenmeye mecbur kalmış, ve özel sektör'den İnternete ilgi yatırımcı boyutunda ortaya çıkmaya ve ISS adayları ortaya çikmaya başlamıştır. Turnet'in çalışmaya başlaması ile DNS'e ilgi artamaya başlamıştır. Bazı ISS'ler, bazı büyük firmaların alan adları ABD'den kedni inisiyatifiyle lamış, sonrada bunları "hediye" etmişlerdir. 1996 sonlarından itibaren, "Biz bu işin öncüleriyiz. Bu işin rantını biz almalıyız" çok duyukan bir ifade idi. Altavista gibi, parayla satılan bazı alan adları sürekli gündem de idi.

Türkiye DNS yönetimi, 1997 ilk baharında bir tartışma başlattı. dns-tr@metu.edu.tr listesinde ve onu takip eden web üzerindeki ankette, alan adı işleyış mekanizmasının nasıl olması tartışıldı. Bugün i=lemekte olan kurallar esas olarak o zaman yürürlükte idi. Daha sonra Aaralık 1997'de III. Internet Konferansında DNS bir miktar tartışildı. "jenerik" isimlerin ihale ile satılması önerisi, (geliri 8 yıllık eğitime gitmek kaydıyla), otiruma katılanlar tarafından reddedildi. Ankatee katılanların mevcut uygulamayı onayladı. 1998 yazında dns-tr tartışmaları alevlendi. Gene yol, yöntem hiç tartışılmadı. Herkes kendi görüşunün doğru olduğunu yineledi. Bu tartısmlar üzrine, kasım 1998'de IV. Intenret Konferansında DNS konusuna bir oturum ayırdık. Mevcut uygulamayı eleştiren arkadaşlarımız, daha öncden katılacaklarını beyan etmeleerine rağmen, toplantıya katılmadılar ve bir açıklamada bulunmadılar.

DNS konusunda son 2 yılda kıyametler kopmakta. Avrupa, ABD, ve Kanada birbrine girmekte. WTO, WIPO ve başka örgütler kendi ağırlıklarını koymaya çalışmaktadırlar. ABD hükümetin IANA'yı kendi kontroluna alma arzusüsu, bu günku koalisyon örgütu ICANN ile sonuçlanmıştır. .com, .org ve .net'i dağıtan Network Solutions'un yanına 70 kadar başka firmanında aynı işi yapmasına karar verilmiş, sistem deneme aşamasındadır.

Uluslarası boyutta çok gürültü koparan konular arasında yeni 2. düzey alan adları, yani bir ara .com'un yanına açilması düşünülen, .web. .info, .firm gibi yeni alan adlarıyla; görüş ayrılıklarının çözüm meselesi sayılabilir. ÇVok yeni ve hukuk kuralları henüuz oturmmaış bir konuda herkes kendi söz hakkını saklı tutmak istemektedir.

Alan adları konusunda bri biryele çelısen 2 konu var: haklar ve kolaylık. Alan adlarını ilk isteyene vermek işlemsel acıdan büyük kolaylık sağlıyor. Insanların aklına gelen her konuda web açmasına da olanak veriyor. Ama, birielrinin spekulasyon yapmasına, 'jenerik' ve başka sekillerde rekabet avantajı sağlamasına olanak veriyor. Dünyada bir alan adını parayla satanlar olduğu gibi, mahkeme kararıyla, sadece yaptiği para karşilıği devredenler de var. alan adını tesiste, haksız rekabeti önleme, ve gerçek hak sahibinin hakkının saklı klamasını sağlamaya kalktığınız zaman, bazı dökümanlar istemek zorunda kalırsınız. Türkiye DNS yönetimi, alan adları konusunda kamu yani hak s aiplerin hakkını korumak için gerekli gördüğü bazı kuralları koydu ve uyguluyor. Bazı arkadaşlarımız da bu kuralların yanlış olduğunu söylüyorlar. Peki nasıl anlaşacağız? Daha cök bağıranın dediği mi olacak ? Meselenin çeşitli boyutlarını, uzmanlar, hukukcular, hak sahipleri, fikir sahipleri ve ilgili taraflar bir araya gekip tartısamazmıyız?

Kurallar= ile kuralların uygulamasını ayırmak lazım. uygulamadaki hataları düzeltmek daha kolaydır. DNS yönetimi ile vatandaş arasında anlaşmazlık çıktığında hakemlik yapacak bir mekanizma kurmakta yarar var.

Tüm bu konuları tartışmak, cözüm oluşturmak için önümüzde uygun bir fırsat var. 19-21 kasımda Ankara Üniversitesinde yapılacak olan V. "Türkiye'de Internet" Konfernası bu konuda kafa kaya verip, çözüm oluşturmak için çok uygun. Konfernasın ana teması "Intenet, Demokrasi ve Sivil Toplum Kuruluşları" olarak seçildi. Kedni aram=zidaki sorunları hoş görü ve diyalogla çozebilecekmiyiz, yoksa devletin cözmesini mi bekliyeceğız.

Gelin Türkiye İnternetini Birlikte Büyütelim !