
Çanak çömlek, Geç Neolitik dönem sonrası yerleşimlerinde en sık rastlanan arkeolojik materyaldir. Yapım tekniği, seramik hamuru, bezeme ve kap şekilleri belli dönemlere ve kültürel yörelere göre değişiklik gösterir. Bu bakımdan çanak çömlek, bulunduğu arkeolojik katın tarihini ve ait olduğu kültürü belirlemekte kullanılan standart bir ölçüttür.
Çanak çömlek, Geç Neolitik dönem sonrası yerleşimlerinde en sık rastlanan arkeolojik materyaldir. Yapım tekniği, seramik hamuru, bezeme ve kap şekilleri belli dönemlere ve kültürel yörelere göre değişiklik gösterir. Bu bakımdan çanak çömlek, bulunduğu arkeolojik katın tarihini ve ait olduğu kültürü belirlemekte kullanılan standart bir ölçüttür.
Çanak çömlek çeşitleri-Belli bir dönemdeki kap tiplerinin çeşitliliği, aynı zamanda faydalı bir ekonomik ve sosyal göstergedir. Nakliye kaplarının ve ithal kapların varlığı ve yerli seramik üretimi üzerindeki birtakım etkiler, ticari ağları belgelemektedir. Sofra kapları ve servis tabakları da yemek alışkanlıklarını ve ev halkının sosyal yapısını yansıtmaktadır.
Kinet Höyük'teki Seramik Endüstrisi
Burada sergilenen çanak çömlek, binlerce yılı ve kültürü kapsamasına rağmen,
kil çeşitleri ve yüzey renkleri bakımından oldukça homojen bir sınıf
oluşturmaktadır. Hellenistik döneme ait parlak ve Ortaçağ'a ait çok
renkli sırlar yeni üretim tekniklerinin bir sonucudur; ancak her iki
döneme ait bezeksiz kaplar, Kinet'in diğer dönemlerinde rastlanan seramik
hamurlarına oldukça benzemektedir.
Bu kapların çoğu, yörede, yerleşime yakın kil kaynaklarıyla üretilmiştir. Höyüğün tepesindeki kazılarda Orta ve Geç Demir Çağ'lara tarihli fırınlar, erken Hellenistik ve Ortaçağ'a ait kusurlu pişmiş seramik ve fırın malzemesi bulunmuştur. Demir Çağı ve Ortaçağ Kinet çanak çömleğinin kimyasal analizleri, yerli bir seramik endüstrisinin varlığını belgelemektedir.
Erken Tunç III (MÖ geç 3. binyıl) Erken Tunç döneminde, çift kulplu bardak ve geniş tabak, batı Anadolu ve kıyı Ege, örneğin Truva için tipik yemek kaplarıdır. Bu kapların modası Erken Tunç III döneminde Kilikya'ya kadar yayılmıştır. Burada sergilenen örnekler höyüğün batı yamacındaki bir evden gelmektedir.
Orta Tunç II/III (MÖ 17.- 16. yy) Kahverengi ve kırmızı geometrik desenlerle süslenmiş Kilikya Boyalı Seramikleri'ne dahil sürahi ve testiler Orta Tunç Çağı boyunca bu bölgeden Batı Suriye'ye, örneğin Tell Mardik/Ebla'ya yayılmaktadır. Bunlar ve sergilenmekte olan diğer parçalar, Kinet'in Doğu Teras'ındaki yanmış geniş ölçekli binada bulunan yüzlerce parçadan seçilmiş örneklerdir. Erzak küpü kömürleşmiş buğday içermektedir. Ocaklara, burada sergilenen akıtacaklı kulplu çanak gibi kapları desteklemek için hilal şekilli ayaklar çember şeklinde yerleştirilmiştir. Bu yerli kaplarla birlikte bulunan ithal Kıbrıs çanak çömleği binayı ve içindeki eşyaları geç Orta Tunç Çağı'na tarihlemektedir.
Geç Tunç II (MÖ 14- 13. yy) Kilikya/Kizzuwatna MÖ 1400 yıllarında Hitit İmparatorluğu'na dahil edildikten sonra, Kinet çömlekçileri, Orta Anadolu'nun seri üretim seramik çeşitlerini benimsemişlerdir; örneğin, fırınlanmadan önce çömlekçi işaretleri kazılmış sade seramik tabaklar ve kraterler; perdahlı şişeler ve çanakçıklar. Burada sergilenen diğer parçalarla birlikte Kinet'in batı yamacındaki MÖ 13. yüzyıla tarihlenen bir evin fırını içinde bir fırın kabı (kahverengi bir tabak) bulunmuştur.
Orta ve Geç Demir Çağları (MÖ 9.- 6. yy) Siyah ve kırmızı geometrik bezekli çanaklar ve akıtacaklı testiler Orta Demir Çağı'nda ( MÖ 9.- 8. yy) Kıbrıs ve Kilikya'ya özgüdür. Bu kaplar Kuzeydoğu Akdeniz'le sınırlı bir kültür paylaşımını ve ticari ağı yansıtmaktadır. Bu ticari üs, izleyen iki yüzyıl içinde Yunanistan ve doğu Ege'yi de içine alacak şekilde genişlemiştir. Bu canlı uluslararası paylaşımın sonuçları arasında, ince sofra kaplarında doğu Ege tiplerini taklit etme modası bulunmaktadır. Bu modaya örnek olarak, yerli üretim fakat Rodos- İyonya esinli boyalı tabak ve çift kulplu şarap kupaları gösterilebilir. "Samos şişesi", Ege'den değil, muhtemelen Fenike'deki Sidon'dan ithaldir.
Hellenistik Dönem (MÖ geç 4.- 1. yy) İskender'in fetihlerinden sonra doğu Akdeniz'i ve Yakın Doğu'yu değiştiren köklü ekonomik yapılanmanın gözle görülür etkilerinden biri de tüm Hellenistik dünyadaki birbirine çok benzer seramik üretimidir. Bu bakımdan, Hellenistik çanak çömleği, içinde bulunduğu arkeolojik katın tarihini belirlemekte, fakat bölgeler arası kültürel farklar hakkında çok az şey söylemektedir. Bu dönem seramiğinin şekilleri, kilinin hazırlanması, siyah ve kırmızı sırlarını oluşturan fırınlama tekniği Yunan seramik geleneği kaynaklıdır. Burada sergilenen Kinet örneklerinde olduğu gibi çanaklar, ince ağızlı ve iğ biçimli şişeler, bu uluslararası dönemin tipik örnekleridir.
Ortaçağ Dönemi (MS 12.- 14. yy) Kil üzerine çok renkli sırları fırınlama tekniği ilk önce Yakın Doğu ve Mısır'da Geç Tunç Çağı'yla beraber ortaya çıkmış; fakat teknik yüzyıllarca çini ve küçük kapların üretimiyle sınırlı kalmıştır (Bkz, A- xxx). İslam dönemiyle beraber, sırlı sofra kapları yaygın bir moda halini almıştır.
Ortaçağ Samandağ'ından dolayı Port Saint Symeon Seramiği olarak adlandırılan bir yerli tarzın ticareti, MS 13. yüzyılda bütün Akdeniz'de yapılmaktaydı. Bu seramik, kazıma (Sgraffito) ile bezeklendirilip, renkli veya şeffaf sırla boyanmaktaydı. Seramikteki bezekler arasında, çiçek, hayvan motifleri, mitolojik yaratıklar ve insan figürleri bulunmaktadır. Kinet çömlekçileri de, kimyasal analizle doğrulandığı gibi, bu seramikten üretmekteydiler. Seramiğin burada sergilenen örnekleri kusurlu pişmiş seramikler ve üçayak gibi fırın eşyalarıdır. Bu yerli seramik ürünleri dışında, Ortaçağ Kinet'te, İtalya'nın Adriyatik kıyısı kadar uzak bir mesafeden ithal çok büyük miktarda seramik bulunmaktadır.
Ortaçağ döneminde Kinet, yeni pişirme ve servis uygulamaları geliştirmiştir. Yiyecekler geniş tavalarda pişiriliyor veya kalın, tek kulplu, aynı zamanda ızgara olarak kullanılan kapaklarla örtülü çömleklerde kaynatılıyordu. Bu çömleklerden biri, beş adet yumurtanın, diğeri ise bir ahtapot ve domuz yahnisinin kalıntılarını içermektedir. Hazırlanan yemekler, tek kişilik porsiyonlar halinde değil, bir grup insanın tüketmesi için, derin çanaklarda ve geniş tabaklarda servis edilmekteydi. İçme kabı olarak çeşitli boylarda seramik testicikler kullanılmasına karşın, bu dönemde cam bardaklar, önceki dönemlerdeki seramik kupaların yerini almıştır.